yazikusagi.com

WordPress Kurmak

WordPress 2001 yılında Matt Mullenwegg’in liderliğini yaptığı bir grup tarafından PHP dili ve MySQL kullanılarak hazırlanmış bir içerik yönetim sistemi.

Zaman içinde açık kaynak kodlu bir yazılım olmasının da avantajıyla dünya çapında çok geniş bir geliştirici grubuna kavuşan WordPress, 2000’li yıllarda giderek eskimeye başlayan ve günümüzde eski bazı siteler dışında artık pek popüler olmayan forum sitelerine karşı yükselen blog trendinin bir eseri. Blog, weblog kelimesinin kısaltılması olarak kullanılıyor. Türkçeye “web günlüğü” olarak çevrilen blog veya weblog kavramı, insanların geleneksel günlük tutma alışkanlığını dijital dünyaya taşımanın sonucunda ortaya çıkan bir kavram. İşte WordPress ilk başlarda bir “blog” yazılımı olarak piyasaya çıkıyor. Fakat günümüzde bu yazılımla sadece blog hazırlanmıyor. Artık hemen her alanda WordPress kullanarak dinamik siteler hazırlamak mümkün.

Dinamik Site

Dinamik web sitesi, kullanıcıların herhangi bir kod bilgisi olmaksızın, bir yönetim paneli üzerinden yönettikleri ve genelde herhangi bir içerik yönetim sistemi (Content management system -CMS) kullanılarak hazırlanmış sitedir. Bu tür siteleri hazırlamak için WordPress, Drupal, b2evolution, Bludit, Joomla, Grav gibi hazır sistemler kullanılır. Bu sistemlerin hemen hepsinde geniş bir arayüz ve eklenti desteği vardır. Genelde PHP veya ASP kodlama dillerinden biriyle hazırlanan bu sistemlere eklenti denen kod parçaları birkaç tıkla entegre edilerek web sitesi birçok fonksiyona kavuşur. Bunun yanında, eğer kullanıcı PHP veya ASP biliyorsa, içerik yönetim sisteminin kodlandığı dili de dikkate alarak, kendisi kod yazıp bunu web sitesine entegre edebilir.

Statik web sitesi ise tamamen HTML kodlarıyla oluşturulmuş, kodlama bilgisi olmayan kullanıcıların web sitesi üzerinde değişiklik yapmasına imkan vermeyen sitelerdir. Gerçi son zamanlarda Publii gibi uygulamaların çıkmasıyla statik web siteleri de artık bir panelden kontrol edilir hale gelmiştir. Fakat yine de Publii uygulaması gibi uygulamaları kullanmak hem yabancı dil hem yine HTML ve CSS bilmeyi zorunlu kılmaktadır.

Ne yapacaksınız?

Diyelim ki dinamik site açmaya ve alt yapı olarak WordPress kullanmaya karar verdiniz. Peki ne üzerine bir site hazırlayacaksınız? Mesela ben bu sayfayı alanım olan programcılık üzerine tasarladım. Kişisel bir blog açmak yerine belirli bir konuya odaklanmak her zaman daha mantıklıdır. Çünkü kişisel olarak yazacaklarınız geniş kitlelerin ilgisini çekmeyebilir. Ama örneğin moleküler biyoloji hakkında yazmanız veya gut hastalığı üzerine yazmanız belirli bir kitlenin ilgisini çekecektir. O yüzden hangi alanda bilgi ve deneyim sahibiyseniz o alanda bir site hazırlamanız çok daha isabetli olur.

Domain ve Hosting

Domain (Web alan adı): İnternete bağlanan her bir cihazı tanımlayan benzersiz ve sayılardan oluşan bir adres (IP – internet protokolü) olduğunu biliyoruz. Tıpkı bunun gibi, dijital dünyada yayına başlayan her web sitesinin de kendine ait bir IP’si olur. Fakat bu IP’yi akılda tutmak zor olacağı için, bu IP numarasına karşılık gelen ve uzantısı olan bir “alan adı” belirlenir. Bu sayede web sitesinin IP’sini bilmeden, sadece web alan adını yazarak herhangi bir web sitesine bağlanırız.

Uzantı ise web alan adını tamamlayan teknik kısaltmalardır. Mesela .com uzantısı İngilizce commercial kelimesinin, .edu uzantısı İngilizce education kelimesinin, .gov uzantısı İngilizce government kelimesinin kısaltmasıdır. Bu kısaltmaların yanında, bunların arkasına eklenebilen ülke kısaltmaları da mevcuttur. Bu bağlamda ülkemiz için .tr, İtalya için .it, Rusya için .ru kısaltması kullanılır. Ama ABD’deki bir site için .usa şeklinde bir ülke kısaltması kullanılmaz. Çünkü ABD internet teknolojisine yön veren bir ülkedir. Bu yüzden örneğin ABD Başkanlık kurumunun resmi web sitesine whitehouse.gov şeklinde, sadece .gov uzantısı kullanarak ulaşırız.

Günümüzde domain sistemini ABD’nin Kaliforniya eyaletine bağlı Los Angeles şehrinde merkezi bulunan ve kar amacı gütmeyen özel bir kuruluş olan İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (ICANN – Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) yönetmektedir. Bu kurum internette kullanılacak domainlerin, uzantıları dahil, bütün teknik yapılarını, standartlarını ve özelliklerini belirler.

Hosting (Web alan barındırma hizmeti): Web sitesini yayımlamak için dijital dünyada buna uygun bir ortam hazırlamamız gerekir.

Bu ortam, sitenin kaynak dosyalarını ve eklenecek diğer tüm içeriğin (resimler, videolar, belgeler vb.) saklanmasını ve web üzerinde kullanılmasını mümkün kılmalı. İşte bu amaca yönelik hazırlanan ve “sunucu” ismi verilen güçlü bilgisayarlar hosting denen hizmetin alt yapısını oluşturmakta.

İnternette hosting veya domain diye arama yapınca karşımıza çıkan çoğu web sitesinin hem hosting hem domain hizmeti verdiğini görüyoruz.

Domain ve hosting aynı firmadan alınabileceği gibi farklı firmalardan da alınabilir. Domain ve hostingi farklı firmalardan almamız durumunda, hosting hizmeti aldığımız yerin isim sunucularını (ki bunlara teknik olarak NS – Name Server denir), domain hizmeti aldığımız firmanın kullanıcı panelindeki domain hesabımıza eklememiz, yani alan adımızı sunucumuza yönlendirmemiz gerekir. Aynı firmadan domain ve hosting alınca bu yönlendirme işlemi otomatik yapılacağı için herhangi bir şekilde isim sunucusu değiştirmemize gerek kalmaz.

Domain isminin açacağımız web sitesiyle uyumlu olması önemlidir. Örneğin yemek tarifleri üzerine bir web sitesi açmak istediğimizde buna uygun isim belirleriz. İnternetin genelinde .com uzantısının kullanıldığını söylesek yanılmayız. Bunun hem SEO (Arama motoru optimizasyonu) açısından hem de akılda daha kolay kalması açısından yararı vardır. Bu yüzden ben bu siteyi hazırlarken .com uzantısı kullanmaya karar verdim.

Burada hosting ve domain alım sürecini uzun uzun anlatmayacağım. Yalnız şuna değinmeliyim. Alan adı yani domain alırken bunu ilk önce bu hizmeti veren sitelerin arama kısmında aratıp kontrol etmek gerekiyor. Bu arama süreci, istediğimiz alan adının alınıp alınmadığı bilgisini veya alınmayan uzantılarını önümüze getiriyor. Şu anda ucgenler ismiyle bir domain adı almak isteyen kişi arama yaptığında ucgenler.com’un alındığını ama mesela ucgenler.org adresinin boşta olduğunu görecek ve eğer isterse bunu alabilecektir. Bir de alan adı seçerken ilgili alan adının telif içeren bir isim olmamasına dikkat etmek gerekir. Tescilli herhangi bir markanın adını, farklı bir uzantıyla bir şekilde kayıt etsek bile, ileride ilgili firmayla başımızın hukuki anlamda derde gireceğini bilmeli ve böyle bir şeyden kaçınmalıyız.

Domainimizi ve hostingimizi aldıktan sonra, hosting firmamız e postamıza cpanel giriş bilgimizin ve FTP hesap bilgimizin yer aldığı bir bilgi postası yolluyor. Bunu kaybetmemeliyiz.

Bütün bu bilgilerden sonra WordPress kurulumuna geçebiliriz. Buraya kadar domain ve hosting seçimini anlattım. Sitemizin konusunu da belirledik diyelim. O zaman işimiz bitti sayılır. Çünkü WordPress’i kurmak çok kolay.

İki yöntem

WordPress’i kurmak için iki yöntemimiz var. Hangisini isterseniz onu kullanırsınız. İlk yöntemimiz çoğu hosting firmasında mevcut bulunan ve cPanel üzerinden ulaşacağınız Softaculous yazılımı. Bu yazılım içinde 400’den fazla yazılımı barındırıyor. Bu sayede herhangi bir veritabanı oluşturmadan, sadece gerekli bilgileri girerek saniyeler içinde istediğiniz yazılımı Softaculous ile kurmanız mümkün. Tabii bundan önce WordPress’i nereye kuracağınızı belirlemeniz gerekiyor. WordPress’i ana sayfanıza mı kurmak istiyorsunuz? Yani insanlar alan adınızı yazıp entera bastıklarında karşılarına doğrudan siteniz mi gelsin? Yoksa siteadi.com/blog veya blog.siteadi.com gibi bir alt alan adına mı WordPress’i kuracaksınız? Ben gelenek olduğu ve başka herhangi bir sayfa hazırlamaya ihtiyaç duymadığım için doğrudan ana dizine WordPress kurmuştum. Aşağıda yapacağım kurulumu ise bir alt dizin olan /blog kısmına yapacağım. Esasında ister ana dizine ister alt dizine kurulum yapın; işlemler aynıdır.

1-Geleneksel Olarak WordPress Kurmak

Bu yöntemde veritabanını biz oluşturacağız. Ardından dosyalarımızı FTP ile sunucumuza yükleyip kurulumu yapacağız.

Önce bu adresten FTP programını, buradan da WordPress’in son sürümünü bilgisayarınıza indirin. Daha sonra sıkıştırılmış paketten WordPress klasörünüzü masa üstünüze çıkarın. FTP programınızı kurun. Daha sonra hosting firmanızın site verdiği FTP bilgileriyle FTP aracılığıyla sitenizin kök dizinine bağlanın. Ardından videodaki işlemleri sırasıyla yapın.

FTP ile dosya aktarımı tamamlandığında WordPress’i kuracağınız dizinin adresini tarayıcınızın adres satırına yazın: siteadi.com veya siteadi.com/blog gibi. Ben yaptığım bu örnek kurulumda tarayıcımın adres satırına https://algoritmapro.com/blog yazdım ve enter deyip kurulum işlemine başladım:

Bu işlem bu kadar. Daha sonra siteadi.com/wp-admin yazarak sitenizin yönetim paneline girebilirsiniz.

Şimdi gelelim ikinci yönteme…

Bu yöntem ilkine göre çok daha basit. Hangisini kullanacağınız size kalmış.

2-Softaculous ile WordPress Kurmak

Dediğim gibi en basit yöntem bu. Hosting firmanızın size tahsis ettiği cPanel’e giriş yapın. Bu cPanel denen sizin hosting hizmetinizi yönetmenize yarayan bir ara yüz. Karşınıza gelen sayfada aşağı doğru indiğinizde şunu göreceksiniz:

Softaculous ile WordPress Kurmak

Burada kırmızı ile işaretlediğim yerlerden ilkine tıklarsanız karşınıza şu gelecek:

Softaculous ile WordPress Kurmak

Şimdi mavi buton olarak gördüğünüz Install butonuna tıklayın. Karşınıza gelen ekranda benim videoda yaptığım giibi yapın. Ama WordPress kullanıcı adınızı (ki varsayılan isim admin), şifrenizi ve buna bağlı e posta adresini kendinize göre düzenleyin ve kurulumu tamamlayın. Burada sitenizin ana dizini olan adres otomatik olarak seçilmiş olacak (mesela benim blogum için https:// kısmından sonra algoritmapro.com kısmının hazır geldiğine dikkat ediniz):

Bu işlem de bu kadar. Daha sonra siteadi.com/wp-admin yazarak sitenizin yönetim paneline girebilirsiniz.

Gördüğünüz gibi WordPress’i kurmak çok kolay.

WordPress kurulumu bittikten sonra, FTP üzerinden, WordPress ana dizinindeki wp-config-sample.php dosyasını silmeyi unutmayınız.


Yorumlar