yazikusagi.com

Megara Okulu

Socrates ile Parmenides’in öğretilerini birleştirmeyi amaçlayan bu okul, İ.Ö. (İsa’dan Önce) 4.yüzyılda Megaralı Eukleides tarafından kurulmuştur. Socrates’in eytişimsel (diyalektik) tartışmacılığını aşırı ve bir amaç olacak şekilde kullanıp geliştirdikleri için bu okula didişimcilik okulu da denir.

Eukleides, Socrates'in törebilimini Elea öğretisiyle birleştirmeye çalışarak metafizik temele oturtmak istemiştir. Bu sebeple Socrates’in ölümünden sonra Eukleides, Parmenides’in değişmez, ebedi tek varlık öğretisini, Socrates’ci etnik ve teolojide en üst kavram olan iyi ideası ile birleştirmeye çalıştı. Eukleides, değişmeyen ve kendi kendisinin aynı kalan; aynı zamanda, gerçeklik, akıl, tanrı, v.s. de denilen tek bir iyinin varlığını ileri sürüyordu. Biricik erdem iyi bilgisiydi; bütün öteki erdemler, sadece bunun biçimleriydiler. Şeylerin çok çeşitli olması ise, bu tek iyi ile çelişiyordu; dolayısıyla, bu şeyler, var olmayan ve gerçek olmayan şeylerdi.

Tekrar söylersek, bu okulun anlayışına göre Parmenides'in bir'iyle Socrates'in iyilik'i aynı şeydir; var olan bir olandır ve bu biricik varlık iyiliktir. Demek ki gerçek "idea"dır ve özdeksel dünya bir görünüşten ibarettir. Zenon'un dediği gibi gerçek devinimsizdir (durağandır). Megara Okulu’nun temsilcileri, diyalektik ve eristik (didişim) yöntemi kendi felsefi düşüncelerinin başlıca yöntemi kabul ederek, Elealı Zenon’la Sofistlerin geleneğini devam ettirdiler. Megalı’ların bu öğretisi, metafizik alanda genişlemeye başlamış olan insan düşüncesini önemli ölçüde etkiledi ve Stoacılık yoluyla sonradan Hristiyanlığın metafizik temellerini hazırlayarak günümüze kadar sürüp gelen metafizik Batı felsefesinin başlıca kaynaklarından biri oldu. Megaralı Stilpon, Miletoslu Ebulides, Diodoros, Byrson, Dioklides, Pasikles, İkhtyas gibi düşünürler okulun başlıca takipçileriydi.


Yorumlar