yazikusagi.com

Kurtuluş Savaşı'nda Kapitülasyonlar

23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihinde gerçekleştirilen Erzurum Kongresi’nin 5. Maddesinde yer alan "Hristiyan unsurlara siyasi hakimiyetimizi ve içtimai muvazenemizi bozucu imtiyazlar verilemez" sözleriyle kapitülasyonlar konusunda alınan tavır ortaya konmuştu.

• Aynı kararlar Sivas Kongresi’nde de kabul edilmiş ve arkasından oluşturulan Temsil Heyeti ile Anadolu’da başlayan ulusal mücadele büyük bir ivme kazanmıştı.

• Osmanlı Mebusan Meclisi ise, Ankara’da Mustafa Kemal tarafından hazırlandığı ortaya çıkarılan Misak-ı Millî'nin 6. Maddesinde; "...Bu nedenle siyasi, yargısal, parasal alanlarda gelişmemizi önleyici sınırlamalara (kapitülasyonlar) karşıyız" denilmiş ve siyasi, adli, mali gelişmemize engel kayıtlar olan kapitülasyonlara karşı olunduğu vurgulanmıştı.

• Özellikle İstanbul’un işgalinden hemen sonra Düyun-u Umumi'yi ve Reji ile Osmanlı Bankası’ndan, kasa mevcutlarını mahallin en yüksek mülki idare amirine bildirilmesinin ve İstanbul’a gönderme yapılmamasının istenmesi savaş koşulları da olsa tam bağımsızlığa nasıl önem verildiğini göstermekteydi.

• İşgal Devletlerinin, Ankara Hükümeti temsilcisi Refet Paşa’ya verdikleri notada, yabancıların ticaretine zarar verdiğinden dolayı kapitülasyonların yok sayılmasına karşı çıkmaları da İşgal Kuvvetlerinin Misak-ı Milli kararlarından duydukları endişeyi göstermekteydi. Çünkü Misak-ı Milli’ye göre Türkler esir yaşamaktansa özgür ölmeyi tercih etmişlerdi.

• İstanbul’un işgali ve Meclisin feshedilmesi sonrasında, Ankara’nın 7 Haziran 1920’de İstanbul Hükümeti tarafından yapılan kanunlar, düzenlemeler, borçlanmalar ile yabancılara verilen imtiyazların tanınmayacağına dair kanun, her tarafta yayınlanmış ve bütün mali yabancı çevreler üzerinde kaygı yaratmıştı. Böylelikle alınan kararlar gereği Ankara’nın hakim olduğu bölgede kapitülasyon durdurulmuş ve her fırsatta toplumun özgürlük ve bağımsızlığını kısıtlayan uygulamalara izin verilmeyeceği belirtilmişti.

• Bu dönemde Ankara Hükümeti'nin yaptığı konumuz açısından önemli bir gelişme de 28 Temmuz 1336 (1920) tarihli "Gümrük resminin 5 misline yükseltilmesine dair kanun"du.

• Ertesi yıl 1921 de çıkartılan bir başka kanun ile ise, bazı malların gümrük vergisinin üç misli daha artırılması sonucunda 1916 tarifesine göre: Gümrük vergileri on beş misli artırılmış oluyordu.


Sonraki bölüm: Londra Konferansı ve Kapitülasyonlar


Yorumlar