yazikusagi.com

Kesin Son: Lozan

T.B.M.M ve hükümeti tarafından Lozan Antlaşması’na giden Türk Heyeti’ne verilen talimatların en önemli maddelerinden birinin kapitülasyonlar olması anlamlıdır.

• Mustafa Kemal’in İzmir İktisat Kongresi’ndeki açılış konuşmasında da belirttiği gibi "konferanstaki muhatablarımız bizimle üç-dört senelik değil, üç yüz ve dört yüz senelik hesabatı rüyet ediyorlardı."

• Lozan’a gidecek heyet, Meclis’in önerileriyle birlikte Bakanlar Kurulu’nun da direktiflerini almıştı. Özellikle kapitülasyonlar konusunda "konferansın kesilmesine yol açsa bile kabulu reddedilmeli" talimatı bu anlamda önemliydi.

• Lozan’da kapitülasyonların en çetin tartışmaların geçtiği konuların başında gelmesinin nedenleri arasında, her iki tarafın kendi çıkarları için kapitülasyonların varlığı ve yokluğunun önemini bilmeleri kadar, diğer konuların bir veya iki devleti çıkarlarını ilgilendirirken, kapitülasyon konusunun konferansa katılan tüm devletleri ilgilendirmesi de bulunur.

• İsmet Paşa komisyonda çok uzun ve önceden hazırlanmış ayrıntılı bir rapor okudu. Bu rapora göre Türk tezi üç esasta toplanmıştı:

1. Türkiye genel hukuka uymayan kapitülasyonların yeniden tesisini kabul edemez.

2. Türkiye kapitülasyon özelliği gösteren hiçbir usulü bunların yerine kabul edemez.

3. T.B.M.M. Hükümeti devletlerle karşılıklı olmak şartıyla ve devletler hukuku prensiplerine göre ticaret, ikamet, konsolosluk ve suçluları iade mukaveleleri yapmaya hazırdır.

• Lozan’ın hem birinci hem de ikinci aşamasında yabancı devletler kapitülasyonların kaldırılmasına, ancak yeni rejim getirilmesi şartıyla olur vermekteydiler.

• İsmet Paşa kapitülasyonlar konusunda gerçekten çok hassastı. Komisyonda "bu hususta kararım katidir. Benim için başka türlü hareket imkanı yoktur. Bu adli usul meselesinde memleketim çok hassastır. Hiçbir ad ve şekil altında kapitülasyon kabul edemeyiz. Keza hakkımızı asla feda edemeyiz" demişti.

İsmet Paşa’nın bu kesin tavrı, Avrupa basınında da yankılanmıştı. Bunun üzerine Le Temps’a bir demeç veren İsmet Paşa "karşınızda özgür bir halk var sömürge değil, eşit insanlar var, kullar değil" şeklinde konuşmuştu.

• Azınlıklar ve kapitülasyonlar konusunda Türk heyetinin önüne gelen önemli engellerden birisi de Türkiye’nin laik olmadığı görüşleriydi. Oysa bu, 1917 yılındaki Hukuk-u Aile Kararnamesi ile sağlanmıştı. Ancak daha sonra kaldırılması ile bu yönden savunma imkansızlaşmış olmaktaydı. Çünkü adli sistem laikleşmeden, ülkedeki her vatandaşa aynı hukuku uygulamadan adli kapitülasyonların yolunda ülkelerin itirazları devam edecekti.

• 23 Nisan 1923’te Lozan konferansının ikinci kısmı başlamıştı. İkinci dönemde de özellikle adli kapitülasyonlar üzerinde tartışılmış ve sonuçta 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalanmıştı.

• Lozan Antlaşmasının özel hükümler bölümündeki 28. maddedeki "Bağıtlı yüksek taraşar Türkiye’de kapitülasyonların tümü ile kaldırılmasını, her biri kendisi ile ilgili olarak kabul ettiklerini açıklarlar" şeklindeki tanımla böylece kapitülasyonlar kaldırılmış olmaktaydı. Lozan Antlaşması sonrasında kapitülasyonlar, Türkiye’de kalkmış olmasına rağmen özellikle büyük devletlerin mandası altında olan Suriye, Lübnan gibi yerlerde bu imtiyazlar devam ettiği gibi, Fransızlar yabancılar için farklı ayrıcalıklar taşıyan hukuk kurallarını da ilan etmişlerdi.


Sonraki bölüm: Mustafa Kemal Atatürk ve Kapitülasyonlar


Yorumlar